İçeriğe geç

18 Nisan nasıl yazılır ?

18 Nisan Nasıl Yazılır?

Kayseri’nin o toprak kokulu sabahlarında, her şeyin farkında olmanızı sağlayacak bir şey vardır: zamanın hızlı geçişi. 18 Nisan’ı yazarken aklıma sadece bir şey gelir; geçen yılki 18 Nisan’ı hatırlıyorum ve içimde bir şeyler kıpırdıyor. Bazen, bir günü ya da tarihi yazarken bile, duygularımızın karıştığı o anları unuturuz. Ama, 18 Nisan’ı yazarken hissettiklerimi düşündüm ve fark ettim ki bu tarih, benim için sadece bir rakam değil, bir anlam taşıyor.

Bir Günün Hikayesi: 18 Nisan’ın Gelişi

18 Nisan… Ne kadar sıradan bir tarih gibi geliyor, değil mi? Ama o günde, yaşadığım duygular, yazdığım kelimelerle birleşiyor ve her geçen yıl, hafızamda daha da derinleşiyor. Kayseri’deki dar sokaklarda, o yaz sabahı, güneşin ışığı beni uyandırdığında ilk düşündüğüm şey bu tarih olmuştu. 18 Nisan’a nasıl bir anlam yüklediğimi anlamadan, parmaklarım telefona uzandı. O an, bir tür heyecan, belki de biraz korku vardı içimde. 18 Nisan’ın yazılmasındaki anlamı hala tam çözememiştim, ama kesinlikle bir şeyler değişecekti.

Geçen yıl bu zamanlarda, çok sevdiğim bir arkadaşım kaybolmuştu. Ne gariptir ki, o günlerin anıları hala bir yerlerde yaşıyor. Kaybolmuştu ama telefonunda, 18 Nisan’ın yazılı olduğu bir mesaj vardı. Kendi kendime o günü düşündüm: “18 Nisan nasıl yazılır?” diye bir soru aklımdan geçti. Şöyle yazılırdı belki: “Birinin kaybolduğu, birinin terk ettiği, birinin kaybettiği tarih.” O zamanlar yazdığım gibi yazamayacağımı düşündüm, çünkü her geçen yıl, 18 Nisan’a daha farklı duygularla yaklaşmak zorundaydım.

Bir Hafıza Parçası: 18 Nisan’a Dönüş

Bazen, bir günü, sadece bir tarihten daha fazlası olarak hatırlarsın. O anı, duygularınla birlikte hatırlarsın. 18 Nisan, Kayseri’nin o soğuk günlerinden birinin hatırasını taşır. O gün, bir şeyleri kaybetmiştim; ama bir şeyleri bulmak için de daha fazla umut taşımak gerektiğini fark etmiştim. Şimdi, 18 Nisan’ın her yıl geldiğinde, eski dostumun kaybolduğu o günü ve kaybolan umudumu hatırlıyorum. O gün, dünyadaki her şeyin geçici olduğunu bir kez daha fark ettiğim gündü.

O 18 Nisan’da, yazımın anlamı değişti. Artık “18 Nisan nasıl yazılır?” sorusunu sormak yerine, bu tarihi daha dikkatli yazmayı istiyordum. Çünkü 18 Nisan, bu dünyadaki her şeyin geçici olduğunu anlatan bir gün olmuştu. O günden sonra, sadece rakamlarla değil, duygularla yazmaya başladım. “18 Nisan nasıl yazılır?” sorusunun cevabını duygusal bir biçimde aradım. Çünkü bu tarih, sadece bir rakam değildi. O tarihi bir daha yaşamak istesem de, o günü başka şekilde yazmak mümkün değildi. Geçen yıl, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini hatırladım.

2024’te 18 Nisan: Hayal Kırıklığı ve Umut

2024 yılındaki 18 Nisan geldiğinde, bana bir şeyler anlatması gerekiyordu. Hayal kırıklığı mı? Evet, belki. Ama belki de umut. 18 Nisan 2024, geçmişin izlerini taşıyan bir tarihti. Bu tarihin, kaybolan ve yenilenen umutlarımın birleştiği yer olduğunu fark ettim. O günün, yazılabilir olmasından çok, hissedilebilir bir şey olduğunu düşündüm. 18 Nisan’ı yazmak, onu yaşamak gibi bir şeydi. Her yıl biraz daha büyüyen bir duygu halini aldı.

O sabah, Kayseri’nin dağlarından rüzgarın gelişiyle birlikte, bir şarkı gibi çalmaya başladı 18 Nisan. Yavaşça ama kararlı bir şekilde, 18 Nisan’ın nasıl yazılacağını daha çok anlamaya başladım. “Bugün ne olursa olsun, ne yazarsam yazayım, hissettiğim her şey doğru” dedim kendi kendime. Çünkü yazmak, yaşamak gibiydi; içimdeki duyguları dışarıya çıkarmak gerekiyordu.

Ve o gün, tarih 18 Nisan 2024 olduğu için, belki de yeniden yazılacak yeni bir gün doğmuştu. Geçmişin iziyle değil, yenilik ve umutla yazılmalıydı.

Sonuç: 18 Nisan’ın Gerçek Anlamı

Sonunda anladım ki 18 Nisan, sadece bir tarih değil; duyguların, geçmişin ve geleceğin birleştiği bir anın simgesiydi. Bir tarih, yalnızca yazılı bir rakamdan ibaret değildi. 18 Nisan, kaybolmuş anıların ve bir araya gelen umutların birleşmesiydi. Her yıl bu tarihe yaklaştıkça, o günü daha çok hissediyorum ve anlamını daha derin bir şekilde kavrıyorum.

18 Nisan nasıl yazılır? İşte bunun cevabı, her yıl biraz daha değişiyor. Bu yazının sonunda, ben de bir 18 Nisan yazıyorum. İçimdeki duygularla, geçmişin yankılarıyla. 18 Nisan’ı yazarken, sadece kelimelerle değil, kalbimle de yazıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet mobil girişvdcasino girişilbetbetexper.xyzbetci girişbetcibetci girişbetci giriş